Haber: Mehmet Rebii Özdemir(SAMSUN) - Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Soma'da 5 maden işçisinin yaşamını yitirdiği göçüğün ardından iş cinayetlerine tepki göstererek, sorumluların yargılanmasını ve madenlerin kamulaştırılmasını istedi.Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Manisa'nın Soma ilçesinde İmbat Madenciliğe ait maden ocağında meydana gelen göçükte 5 maden işçisinin yaşamını yitirmesine tepki gösterdi.
Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri adına Deniz Barış Cin tarafından okunan basın açıklamasında, iş cinayetlerinin münferit olaylar olmadığı, sermaye düzeninin kar hırsı nedeniyle sistematik hale geldiği savunuldu. Açıklamada, tüm sorumluların açığa çıkarılması, yargılanması, madenlerin kamulaştırılması ve özelleştirme ile taşeron politikalarına son verilmesi istendi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: SOMA'DA 5
MADEN İŞÇİSİ YAŞAMINI YİTİRDİ"2
Ekim Cuma günü Manisa'nın Soma ilçesinde, İmbat Madenciliğe ait maden ocağında meydana gelen göçükte, aralarında Bağımsız Maden-İş yönetici ve üyelerinin de bulunduğu 2 işçi yaralı olarak kurtarılırken; Halit Ersay, Kerim Ören, Ramazan İnce, İsa Olcay ve Ömer Karakaya isimli 5 maden işçisi iş cinayetiyle göz göre göre katledildi.
301 madencimizin göz göre göre katledildiği 13 Mayıs 2014 Soma Katliamı'nın yaşandığı maden ocağının hemen yanı başında faaliyet gösteren ve daha önce de defalarca iş cinayetleriyle gündeme gelen İmbat Madencilikte yaşananlar, sermaye düzeninin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koymuştur.Ülkemizde AKP-sermaye iş birliğiyle sürdürülen güvencesiz çalışma, sendikasızlık ve insanlık dışı çalışma koşullarıyla patronlar için dikensiz bir gül bahçesi yaratılmışken, işçilerin payına her geçen gün ölüm ve yoksulluk düşmektedir.
Kaza sınırlarını çoktan aşarak adeta seri cinayetlere dönüşen bu acı tablo, bizleri bir kez daha derinden yaralamıştır. Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan, her geçen gün servetlerine servet katan ve ihmal ile denetimsizlik politikalarıyla AKP eliyle palazlandırılan sermayedarlar, işçilerin canlarını hiçe saymaya ve onları iş cinayetlerinde kurban etmeye devam ediyorlar.
Diğer taraftan, sorumluların cezasız bırakıldığı, yargı süreçlerinin içinin boşaltıldığı ve suçluların cezasız kaldığı her durum, yeni bir işçi kıyımının ve yeni bir iş cinayetinin kapısını aralıyor.GELİK'TE
DE BİR MADEN İŞÇİSİ YAŞAMINI
YİTİRDİTüm bunlar yaşanırken, Soma'da 5 işçinin katledildiği gün Gelik'te ruhsatsız bir maden ocağındaki göçükte 51 yaşındaki Muhammed Çelik'in katledildiği haberi duyuldu.Bizler, bu sermaye düzeninin acımasızlığını ve gözü dönmüşlüğünü geçmişteki maden facialarından, sigortasız çalıştırılan işçilerden, MESEM'lerde sermayeye ucuz iş gücü kaynağı olarak sunulan çocuk işçilerden; 10 Kasım 2023 tarihinde Zonguldak'ta kaçak bir maden ocağında çalışırken iş cinayetiyle katledilen ve cansız bedeni patronlar tarafından acımasızca yakılan Afgan işçi Mohammed Nourtani'den biliyoruz.Soma, Karadon, Küre, Mustafakemalpaşa, Ermenek, Gediz, Dursunbey, Şirvan, Çöllolar, Aşkale ve Kozlu'dan biliyoruz.Bugün Soma'da, İmbat Madencilikte yeni bir işçi katliamıyla daha karşı karşıyaysak bunun sebebi, geçmişteki katliamların hemen hiçbirinde gerekli hesapların sorulmaması ve gerekli yargılamaların yapılmamasıdır."GERÇEK SUÇLULAR YARGILANMIYOR"AKP'nin kara düzen adaleti, suçu alt düzeyde çalışan görevlilerin üzerine yıkarak ya da asli sorumluları göstermelik cezalarla ödüllendirerek işliyor.
Adil yargılamadan uzak, gerçek suçluların yargılanmadığı ve hukuki süreçlerin işletilmediği bu düzende; iş güvencesinin olmadığı, insanlık dışı çalışma koşullarının sürdüğü ve işçilerin her geçen gün katledildiği bir tabloyla karşı karşıya kalacağımız yakıcı bir gerçektir.Ülkemiz, bilindiği üzere, iş kazaları istatistiklerinde Avrupa'da birinci, dünyada ise üçüncü sırada yer alıyor.
Emekçiler için ucuz emek cehennemi olmanın yanı sıra, iş cinayetlerinde pisi pisine ölüme gitmek bu ülkenin değişmez bir gerçeğidir. İSİG Meclisinin yayımladığı iş cinayetleri raporlarına göre, 2025-2026 döneminde en az 95 çocuk işçi, 2026 yılının ilk sekiz ayında ise en az 1509 işçi iş cinayetine kurban gitti."BU
YAŞANANLAR KADER
DEĞİL"Bu yaşananlar kader değil; içine sokulduğumuz sömürü cehenneminin doğrudan bir sonucudur. Bu cehennemi yaratıp bizlere reva gören patronlardan ve onları aklayarak koruyanlardan hesap sormadığımız müddetçe, her geçen gün yeni iş cinayetleriyle karşı karşıya kalacağımız bir tablo bizleri beklemektedir.Buradan soruyoruz: Patronların ve zenginlerin kar hırsıyla, işçilerin canı ve emekçi çocuklarının yetim kalması pahasına zenginleşmesi daha ne kadar sürecek?
AKP eliyle desteklenen, yasalarla korunan bu para babaları daha kaç emekçi ailesinin ocağına ateş düşürecek? Bu ülkenin emekçi halkını bir avuç para babası için patronlarla el ele verip katletmekten utanmıyor musunuz?"HESABINI BİR BİR SORACAĞIZ"Buradan sesleniyoruz: Maden ocaklarında, MESEM'lerde, inşaatlarda ve pek çok güvencesiz, sendikasız koşulda çalışan; patronların para hırsı uğruna katlettiği işçi kardeşlerimizin hesabını bir bir soracağız.Çok iyi biliyoruz ki bu iş cinayetleri münferit olaylar değil; sermaye düzeninin kar hırsı için her geçen gün bir yenisini gerçekleştirdiği sistematik cinayetlerdir.Bu işçi katliamının tüm sorumluları açığa çıkarılmalı ve derhal hesap vermelidir.
Başta İmbat Madenciliğin yönetim kurulu üyeleri, yetkili müdürleri ve sorumlu yöneticileri olmak üzere; denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmeyen, madendeki kuralsızlıklara göz yuman ve işçilerin canlarını hiçe sayan bu düzenin sürmesine ortak olan yöneticiler ve sorumlular hakkında derhal soruşturma başlatılmalıdır.
Tüm sorumlular yargılanmalıdır. Madenler kamulaştırılmalı; özelleştirme ve taşeron politikalarına son verilmelidir."


