Haberi hazırlayan:
ÇAĞATAN AKYOL
- Kamera çekimi:
UMUT EMRE GÖKBULUT(İSTANBUL)
- Kanalın önünde gerçekleştirilen dayanışma eyleminde söz alan Halk TV'nin eski yöneticileri ve programcıları, kayyım kararına karşı çıkarak basın özgürlüğü ile toplumun haber alma hakkının güvence altında tutulmasını istedi. Kayyım ataması yapılan ve yayınlarına son verilen Halk TV'nin İstanbul stüdyosu önünde, YENİ Parti'nin çağrısı üzerine Halk TV Dayanışma Mitingi düzenleniyor.
Kanalda Program Koordinatörlüğü görevini üstlenen gazeteci Kürşad Oğuz, ANKA Haber Ajansı'na verdiği demeçte, bir araya gelmelerinin amacının kayyım kararını protesto etmek, basın özgürlüğüne sahip çıkmak ve dayanışmayı ortaya koymak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Sebebi belli, niye olduğu belli; yaptığımız habercilik, insanlara doğruyu ve gerçeği aktarma çabamız.
Başkaları başka şeyler söylese de gerçeğin böyle olduğunu Türkiye zaten biliyor. Biz de bugün hem bunu protesto etmek hem basın özgürlüğünü savunmak hem de Türkiye'nin daha güzel günlere kavuşması için en azından birlikte olduğumuzu göstermek amacıyla burada toplanıyoruz. Bu yanlışı, bu düzeni protesto etmek ve geleceğe dair bir umut olsun diye burada toplandık".
Kayyım yönetiminin çalışanların maaşlarını ödeme konusunda verdiği sözleri tutmasını beklediklerini dile getiren Oğuz, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Ödeyeceklerini söylüyorlar ama geçmiş uygulamalardan bunun çok da hayata geçirildiğini göremedik. Umarım gerçekleşir. Umarım daha önce kayyumun geldiği yayın kuruluşlarında da mağdur olan arkadaşlarımız mağduriyetlerinden kurtulurlar.
Onlar öyle söylüyorlar. Biz de 'O mağduriyetleri gidereceğiz, insanların, çalışanların haklarını vereceğiz' diyorlar. Bekliyoruz.
Bir müddet istediler. İşte dört beş gün oldu. Yarın herhalde yeni bir toplantı talep edecekler ve akabinde ne yapacaklarını çalışan arkadaşlarımıza aktaracaklar".
"HALKIN SESİ SUSMAZ, HALKIN SESİ SUSTURULAMAZ"
Gazeteci Gökmen Karadağ ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Yayınımızı durdurdular ama milyonlarca insanın gerçeğin peşinde koşma arzusu, gerçeği öğrenme isteği bitmeyecek. Haber susmayacak. Halk TV halkındır.
Halkın sesi susmaz, halkın sesi susturulamaz". TELE1'e "casusluk" iddiası, Halk TV'ye de Cafer Mahiroğlu hakkındaki mali gerekçeli operasyonla bağlantı kurularak kayyım atanmasına karşı çıkan Karadağ, değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Buradaki haksızlığı, hukuksuzluğu çok detaylı anlatabiliriz. Ama izleyicilerin de gördüğü bir şey var: Bir kanala kayyum atanmasıyla kanalın normal yayın akışının durdurulması aslında bir sansür. Halkın haber alma hakkına, haber alma özgürlüğüne bir darbe. Durum bu".
"CEZA BİZE DEĞİL, HALKA VERİLİYOR"
Halk TV'de program yapan Serhan Asker de kayyım kararını izleyen süreçte kanalın önünde gerçekleştirilen dayanışma eyleminde, uzun yıllardır görev aldıkları kanalda artık program hazırlayabilecekleri bir ortam bulunmadığını anlatarak çalışma arkadaşlarıyla 666 programa imza attıklarını, 1 milyon 600 bin kilometre yol gittiklerini ve 110 bin kitabı dağıttıklarını aktardı.
Yüzlerce çalışanın belirsizlik içinde olduğuna dikkat çeken Asker, basına yönelik baskılar konusunda toplumu duyarlı olmaya davet ederek şöyle konuştu: "Haber alma hürriyetleri ellerinden alındığı için ceza bize değil, halka verilen bir cezadır. Onun için bu cezanın halka uygulanıyor olması bizim için daha da üzücüdür".




