İspanya’da son yıllarda konut fiyatlarının ve kiraların ücretlerden daha hızlı artması, başta gençler, öğrenciler ve düşük gelirli çalışanlar olmak üzere geniş kesimlerin barınma sorununu derinleştirdi. Madrid’de yaşayan Violeta Linde, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada büyük kentlerde barınma maliyetlerinin çalışanların gelirlerini aştığını söyledi. 87
YAŞINDAKİ KADININ TAHLİYESİ FİTİLİ ATEŞLEDİ
Madrid, Barselona, Valencia ve Bilbao gibi büyük kentlerde konut maliyetlerindeki artış, hükümetin ekonomi ve sosyal politikalarına yönelik tepkileri artırdı. Turistik konaklamanın yaygınlaşması, konut arzının yetersizliği ve büyük yatırım şirketlerinin emlak piyasasındaki etkisi tartışma konusu olurken, gıda, ulaşım ve temel ihtiyaç giderlerindeki artış da protestoların gündemine girdi.Başkent Madrid’de 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın 23 Eylül’de uzun yıllardır yaşadığı evden tahliye edilmesi, tepkilerin büyümesinde etkili oldu.
Tahliyenin ardından Madrid’in Puerta del Sol Meydanı’nda başlayan çadır eylemleri ülkenin farklı kentlerine yayıldı.
KİRACI DÜZENLEMELERİ PARLAMENTODAN DÖNDÜ
Başbakan Pedro Sanchez hükümetinin tahliyeleri sınırlandırmayı ve kiracıların haklarını güçlendirmeyi amaçlayan iki düzenlemesi, 2 Ekim’de parlamentoda muhalefet partilerinin oylarıyla reddedildi. Düzenlemelerin kabul edilmemesi üzerine gösteriler büyüdü.
50'DEN FAZLA KENTTE PROTESTO
İspanya genelinde 3 Ekim’de 50'den fazla kentte kitlesel protestolar düzenlendi. Hükümetin verilerine göre Madrid’deki gösterilere yaklaşık 70 bin kişi katıldı. Organizatörler ise katılımcı sayısının 500 bin olduğunu öne sürdü.
Gösterilerin büyük bölümü barışçıl geçerken, Valencia’da polis ile protestocular arasında çatışma çıktı. Protestocular; kira fiyatlarının düşürülmesini, tahliyelerin durdurulmasını, sosyal konut sayısının artırılmasını ve konutların büyük yatırım fonlarınca satın alınmasının sınırlandırılmasını talep etti.
SANCHEZ ERKEN SEÇİM KARARI ALDI
Başbakan Sanchez, protestoların büyümesinin ardından 5 Ekim’de Başbakanlık Konutu Moncloa’da yaptığı açıklamada erken genel seçim kararı aldığını duyurdu. Kral VI. Felipe’yi bilgilendirdiğini belirten Sanchez, parlamentonun feshedilmesi ve 29 Kasım’da erken genel seçime gidilmesi için olağanüstü Bakanlar Kurulu toplantısı düzenleneceğini açıkladı.
Parlamentodaki siyasi tıkanıklığa dikkati çeken Sanchez, ülkenin geleceğine İspanyol halkının karar vermesi gerektiğini ifade etti. SENDİKALAR 11
KASIM’DA GENEL GREVE GİDİYOR
Düzenlemelerin parlamentodan geçmemesi üzerine kiracı örgütleri hükümete ve muhalefet partilerine tepki gösterdi. Protestoların genel greve dönüştürülmesi çağrılarının ardından ülkenin iki büyük sendika konfederasyonu UGT ve CCOO, konut maliyetleri ve ücretlere ilişkin talepler doğrultusunda 11 Kasım’da 24 saatlik genel grev kararı aldı.
“İŞÇİ SINIFININ YÜZDE
40'I
ASGARİ ÜCRET ALIYOR”
Aslen Malagalı olan ve 9 yıldır Madrid’de yaşayan Violeta Linde, özellikle Madrid, Malaga, Barselona ve Bask Bölgesi’ndeki kentlerde yaşamanın giderek zorlaştığını söyledi. Ücretler ile kiralar arasındaki dengesizliğe dikkati çeken Linde, şöyle konuştu:“İspanya’da kira fiyatlarının veya ev maliyetlerinin ne kadar olduğu hakkında genel olarak konuşmanın kolay olduğunu düşünmüyorum çünkü şehirden şehre çok fazla değişiklik gösteriyor.
Asgari ücret, ülkenin tamamında aynıdır ve yaklaşık olarak ayda 1400 avro civarındadır. Mesele şu ki, İspanya’daki birçok insan asgari ücret kazanıyor, bu da sorunun bir parçasını oluşturuyor. Çünkü İspanya’daki işçi sınıfının yaklaşık yüzde 40'ı, yani çok fazla insan asgari ücret alıyor.”
“BİR ODAYA
450
AVRO ÖDÜYORUM”
Madrid’in merkezden uzak semtlerinde bile kiraların yüksek olduğunu belirten Linde, “Ben Madrid’in hiç de merkezinde olmayan, oldukça normal bir semt olan Usera’da yaşıyorum. Üç yatak odalı bir evde bir yatak odası için 450 euro ödüyorum. Bu, asgari ücretin neredeyse üçte birine denk geliyor” dedi.Linde, şöyle devam etti:“Bir kişi, normal bir evde yalnız yaşamak istese, asgari ücretle bunu kesinlikle karşılayamaz.
İşte bu yüzden, Madrid’de veya bahsettiğim şehirlerde pek çok insan daireleri paylaşıyor ve ev arkadaşları ediniyor. Örneğin Madrid’de, 50'li veya 60'lı yaşlarında olan insanların bile ev arkadaşıyla yaşadığını görebilirsiniz. Madrid’de temel şartlara sahip çok normal bir ev bile 1000 eurodan az olmayacaktır, hatta şu anda bu bile ucuz sayılır.”
“BİRKAÇ YIL ÖNCE
250 AVROYDU” Kiralardaki artışın son yıllarda hızlandığını söyleyen Linde, “Birkaç yıl önce benimki gibi bir mahallede bir odaya 250 avro kira ödemek normaldi. Birkaç yıl önce benim mahallemde 450 avro ödemek son derece tuhaf karşılanırdı, şimdi ise neredeyse ucuz gibi” ifadelerini kullandı.Ev sahiplerinin kiracılardan daha fazla güvence ve peşin ödeme istediğini belirten Linde, “Onlara kendiniz hakkında çok fazla bilgi vermeniz ve bazen daireye taşınmadan birkaç ay öncesinden ödeme yapmanız gerekiyor.
Dolayısıyla yeni bir eve taşınma masrafı da çok zor olabiliyor” diye konuştu. Linde, kent merkezlerinden uzaklaşmak zorunda kalanların taşındığı, Madrid’e arabayla yarım saat ya da 40 dakika mesafedeki yerleşimlerin de neredeyse aynı derecede pahalı hale geldiğini söyledi.
“MARKET ALIŞVERİŞİ
4
YILDA NEREDEYSE
2
KATINA ÇIKTI”
Hayat pahalılığının da günlük yaşamı olumsuz etkilediğini belirten Linde, “Enflasyon şu anda çok yüksek; bu durum market alışverişlerinde, özellikle meyve ve sebze fiyatlarında, kısacası en temel gıda ürünlerinin fiyatlarında oldukça belirgin hale geldi. İnsanlar daha fazla evde kalmaya zorlanıyorlar. Sanırım son dört yılda market alışverişine harcadığınız miktar neredeyse iki katına çıktı” dedi.Dışarıda yeme içme fiyatlarının da arttığını söyleyen Linde, “Birkaç yıl önce Madrid’de bir kafede içilen bir kahve 1,20 avro gibi bir fiyattı ve şimdi neredeyse iki katına çıktı.
Dışarıda kahvaltı yapmanın fiyatı ve market alışverişi de neredeyse iki katına çıktı” ifadelerini kullandı.
